Türkiye

Alevi Kurumlarından Ortak Bildiri!

Türkiye ve Avrupa’daki en büyük Alevi çatı kuruluşları, yayınladıkları ortak bildiriyle dizi ve film sektörüne sert bir uyarıda bulundu. Kurumlar, Alevi deyişlerinin mafya ve şiddet içerikli sahnelerde meze yapılmasına karşı "boykot" kartını masaya koydu.

"İnancımızın Hafızası İnciniyor"

Alevi Bektaşi Federasyonu’ndan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’ne kadar dev kurumların imzasıyla yayınlanan bildiride; yüzyıllardır sözlü kültürle taşınan, ibadet niteliğindeki deyiş ve nefeslerin, son dönemde popüler yapımlarda özünden koparıldığı vurgulandı. Özellikle şiddet, mafyatik ilişkiler ve güç gösterileriyle örülü sahnelerde bu kutsal sözlerin kullanılmasının, inanç hafızasını zedelediği belirtildi.

"Deyişlerde Kötülük ve Yıkım Kültürü Yoktur"

Açıklamada, her deyişin bir "yol bilgisi" barındırdığı hatırlatılarak şu ifadelere yer verildi:

"Kalu Belâ’dan bugüne taşınan bu sözlerde kötülük, yıkım ve yok etme kültürü yoktur. Ulu ozanlarımız rızayı, adaleti ve insan sevgisini öğütlemiştir. İnanç değerlerimizin, tarihsel bağlamından koparılarak şiddetin fon müziğine indirgenmesi kabul edilemez."

Yapımcılara Açık Çağrı ve Boykot Uyarısı

Alevi kurumları, sanatın ve ifade özgürlüğünün yanında olduklarını ancak inançsal değerlerin suistimal edilmesine karşı sessiz kalmayacaklarını duyurdu. Yapımcılar, senaristler ve eser mirasçıları "sorumlu ve özenli" davranmaya davet edilirken; bu hassasiyeti görmezden gelen yapımlara karşı boykot hakkının saklı tutulduğu net bir dille ifade edildi.

İmzacı Kurumlar:

  • Alevi Bektaşi Federasyonu

  • Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu

  • Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı

  • Türkiye Alevi Federasyonu

  • Alevi Kültür Dernekleri

  • Pir Sultan Abdal Kültür Derneği

  • Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu

İşte Bildirinin Tamamı

KAMUOYUNA

Alevi Bektaşi inancı, yüzyıllar boyunca sözlü kültürle taşınmış; deyişler ve nefesler, hak aşıklığı ve ozanlık geleneğiyle bugüne ulaşmıştır.

Bu deyişler yalnızca birer müzik eseri değil; Alevi toplumunun ibadet vesilesi, inanç hafızası, yol erkânının sesi ve kolektif oluşturulmuş inanç eserleridir.

Son dönemde, bazı dizi film ve yapımlarda, Alevi deyişlerinin, özünden koparılarak ve çoğu zaman da inancın ruhuyla örtüşmeyen sahnelerde kullanıldığını üzülerek gözlemliyoruz.

Özellikle; şiddet, mafyatik ilişkiler ve güç gösterileriyle örülü anlatılar içinde yer alan bu kullanım biçimi, Alevi Bektaşi öğretisinin özüne aykırı durmakta, deyişleri, şiddetin, suçun ve kötülüğün fon müziğine indirgemektedir.

Alevi Bektaşi edebiyatında, her deyiş, yaşamın bir alanına dokunan, düstur, öğüt ve kuşaktan kuşağa aktarılması gereken bir yol bilgisi barındırır.

Kalu Belâ’dan bugüne taşınan bu sözlerin, ortak bir özelliği vardır.

Deyişlerde; kötülük, şiddet, yıkım ve yok etme kültürü yoktur.

Ulu ozanlarımız, tam tersine, bu kavramlardan uzak durmayı, rızayı, adaleti ve insan sevgisini öğütlemiştir.

Bizler, insanı kamil olmayı salık veren bir inanç topluluğu olarak, sanatsal üretimin ve ifade özgürlüğünün kıymetini biliyoruz.

Ancak; inançsal değerlerimizin, rızalık ilkesinden ve tarihsel bağlamından koparılarak kullanılmasının, iyi niyetle olsa bile, incitici sonuçlar doğurabileceğini hatırlatmak isteriz.

Bu nedenle, yapımcıları, senaristleri, eser sahiplerini ve eser mirasçılarını ; Alevi Bektaşi kültürüne ait sözlü mirası kullanırken, daha özenli ve daha sorumlu bir yaklaşım benimsemeye davet ediyoruz.

Alevi Kurumları olarak beklentimiz;

Deyişlerin, ait olduğu inancın, edebi, felsefi ve inançsal bütünlüğü gözetilerek ele alınmasıdır.

Bu çağrımız, bir yasakçı anlayışla değil; inancımızın düsturunun doğru aktarılması ile ilgilidir.

Bu konudaki yaklaşımımızı görmezden gelen yapımcılara yönelik boykot hakkımızı saklı tutarak, herkesi bu konuda duyarlı davranmaya davet ediyoruz.

{ "vars": { "account": "G-Y4MMVBM30E" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }