Ali Sümer Kimdir? Hacı Bektaş Veli Dergâhı’na Adanmış Bir Ömür
Hacıbektaş’ın kültür ve tarihine önemli katkılar sunan Ali Sümer, Hacı Bektaş Veli Dergâhı’nın müzeye dönüştürülmesi, dergâha ait eserlerin yeniden bulunarak envantere kazandırılması ve kültürel mirasın korunması için yıllarca emek verdi. Sümer, aynı zamanda Hacı Bektaş Veli ve Bektaşilik üzerine çok sayıda çalışma kaleme aldı.
1934'te Hacıbektaş'ta doğdu
Ali Sümer, 1934 yılında Hacıbektaş'ta doğdu. İlkokul eğitimini Hacıbektaş'ta tamamladıktan sonra 1946 yılında Ankara'ya gitti.
Ankara Erkek Sanat Enstitüsü'nün Elektrik Bölümü'nde eğitim gören Sümer, 1952 yılında mezun oldu.
Mezuniyetinin ardından Devlet Havayolları İnşaat Reisliği'nde çalışmaya başlayan Ali Sümer, burada önce kontrolör, daha sonra ise teknik başressam olarak görev yaptı.
Askerlik görevinin ardından Hacıbektaş Belediyesi'nde görev aldı
Ali Sümer, 1957 yılında Ankara Muhabere Okulu'nda yedek subay eğitimi aldı ve ardından Erzincan'a tayin edildi.
Askerlik görevinin tamamlanmasının ardından Hacıbektaş Belediyesi Fen İşleri görevine atandı.
Ancak Sümer'in Hacıbektaş'taki çalışmaları yalnızca belediyecilikle sınırlı kalmadı. Aynı dönemde Hacı Bektaş Veli Dergâhı ile yakından ilgilenmeye başladı.
Dergâhın korunması amacıyla faaliyet gösteren Anıtlar Derneği'nin yönetiminde de yer alan Sümer; dergâhın tamir ve restorasyon çalışmaları ile müzeye dönüştürülmesi sürecinde yoğun çalışmalar yürüttü.
Dergâhın müze olma sürecinde önemli görev üstlendi
Hacı Bektaş Veli Dergâhı'nın müze olarak düzenlenmesi sürecinde Ali Sümer'in önemli bir sorumluluk üstlendiği görülüyor.
1960 tarihli 4/12832 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla müze olarak açılmasına karar verilen külliyede, restorasyon ve hazırlık çalışmalarının tamamlanmasının ardından 1964 yılında müze hazırlıkları hız kazandı.
16 Ağustos 1964 Pazar günü yapılması planlanan resmi açılış öncesinde hazırlık komitesinin başkanlığını, Hacıbektaş'a önemli hizmetleri bulunan Prof. Dr. Ragıp Üner yürüttü.
Müzenin yetkili memurluğuna ise Hacıbektaş eski Belediye Başkanlığı ve Kırşehir milletvekilliği yapmış olan İbrahim Turan atanmıştı. Ancak Turan, müze eşyalarının Ankara'dan getirilerek sergilenmesine başlanmasından yaklaşık üç ay önce hayatını kaybetti.
Açılışa kısa süre kala müzenin sorumlu memuru bulunmuyordu.
O dönemde Ankara'da açılış hazırlıkları kapsamında afiş, davetiye, hatıra sigarası ve kibriti, PTT damgası ile ses ve ışıklandırma malzemeleri gibi çalışmalarla ilgilenen Ali Sümer, İbrahim Turan'ın vefat haberinin ardından Hacıbektaş'a geldi.
Prof. Dr. Ragıp Üner'in teklifi üzerine başlangıçta görevin zorluğunu gerekçe göstererek kabul etmek istemese de kısa süre sonra atama emri çıktı ve Ali Sümer, Hacı Bektaş Veli Dergâhı Müzesi'nin sorumlu memuru (Müze Müdürü) olarak göreve başladı.
Sümer'in kendi anlatımına göre bu görevde 23 yıl çalıştı.
Türbe ve Aş Evi ziyaretçilere açıldı
Ali Sümer göreve başladıktan sonra Hacı Bektaş Veli Türbesi (Pir Evi), Balım Sultan Türbesi ve Aş Evi'nin ziyaretçilere açılması için çalışmalar yürüttü.
Bunun yanı sıra külliye içerisindeki diğer yapıların restorasyon çalışmalarının sürdürülmesine de katkı sağladı.
Çalışmaların tamamlanmasının ardından 16 Ağustos 1964 Pazar günü, Türkiye'nin farklı bölgelerinden gelen yaklaşık 44 bin kişinin, devlet protokolünün ve basın mensuplarının katılımıyla Hacı Bektaş Veli Külliyesi'nin görkemli müze açılışı gerçekleştirildi.
Dergâh eşyalarının yeniden bulunması için çalıştı
Ali Sümer'in çalışmalarının en önemli başlıklarından biri de Hacı Bektaş Veli Dergâhı'na ait eserlerin yeniden bir araya getirilmesiydi.
Dergâhın kapanması döneminde ilk olarak Ankara'ya götürülen eşyaların yanı sıra, çevrede ve halkın elinde bulunan dergâha ait eserlerin de bulunması ve toplanması için büyük çaba gösterdi.
Toplanan eserlerin envanterlerinin çıkarılması ve sergilenmesi çalışmalarında görev alan Sümer, böylece müzenin bugünkü koleksiyonunun oluşmasına katkı sundu.
Hacı Bektaş Veli ve Bektaşilik üzerine eserler kaleme aldı
Ali Sümer, müze görevinin yanı sıra Hacı Bektaş Veli, Bektaşilik ve Anadolu kültürü üzerine araştırmalar yaptı.
1964-1980 yılları arasında müze memurluğu görevini sürdürürken çeşitli eserler kaleme aldı.
Sümer'in adı geçen eserleri arasında şunlar bulunuyor:
- Anadolu'da Türk Öncüsü Hacı Bektaş Veli
- Hacı Bektaş Veli'nin Söyleşileri
- Hacı Bektaş Veli'nin Bilimsel Yönleri
- Hacı Bektaş Müze Rehberi
Bunların yanı sıra Hacı Bektaş, Karacahmet ve Abdal Musa konulu broşürler hazırladı.
Çeşitli dergilerde makaleleri yayımlanan Sümer, yurtiçi ve yurtdışında düzenlenen panel ve konferanslara da katıldı.
Bektaşilikte Halifababa makamında hizmet verdi
Ali Sümer'in Hacı Bektaş Veli Dergâhı ve Bektaşilik alanındaki çalışmaları akademik ve müzecilik faaliyetleriyle sınırlı kalmadı.
Sümer, Bektaşilikte Halifababa makamında da hizmet verdi.
Dergâha ait tarikat eşyalarının bulunması, korunması ve envantere alınması konusunda çalışmalarını sürdürdü.
Atatürk'ün Hacıbektaş'a gelişinin ilk kutlamasını 1971'de düzenledi
Ali Sümer'in Hacıbektaş'ın yakın tarihindeki çalışmalarından biri de Mustafa Kemal Atatürk'ün 22 Aralık 1919 tarihinde Hacıbektaş'a gelişinin anılması oldu.
Sümer, 1971 yılında Abdullah Taşdelen ile birlikte, Hacı Bektaş Veli Dergâhı'nın Hazret Avlusu'nda Atatürk Köşesi düzenledi.
Bu çalışma kapsamında Atatürk'ün Hacıbektaş'a gelişinin ilk kutlamasının gerçekleştirildiği aktarılıyor.
Anadolu Kültürünü Koruma Araştırma Vakfı'nda çalışmalarını sürdürdü
Ali Sümer, ilerleyen yıllarda da kültür ve araştırma çalışmalarını sürdürdü.
Kurucuları arasında yer aldığı Anadolu Kültürünü Koruma Araştırma Vakfı (AKKAV) bünyesinde çalışmalarına devam etti.
Sümer, vakıfta Yönetim Kurulu üyeliği ve Bilim Kurulu Başkanlığı görevlerini yürüttü.
11 Şubat 2007'de Hakka yürüdü
Hacıbektaş'ın kültürel mirasının korunması ve Hacı Bektaş Veli Dergâhı'nın müze kimliğine kavuşması sürecinde uzun yıllar emek veren Ali Sümer, 11 Şubat 2007 tarihinde Hakka yürüdü.
Ali Sümer'in kabri, Hacıbektaş'taki Çilehane'de bulunuyor.
Bir ömür Hacıbektaş'ın kültürel mirasına adandı
Ali Sümer'in yaşamı; Hacıbektaş Belediyesi'ndeki görevinden Hacı Bektaş Veli Dergâhı'nın müzeleşme sürecine, dergâh eserlerinin yeniden bulunup envantere kazandırılmasından Hacı Bektaş Veli ve Bektaşilik üzerine yaptığı araştırmalara kadar uzanan geniş bir kültür mirası çalışmasıyla şekillendi.
Dergâhın müzeye dönüşmesinde görev alan, eserlerin yeniden bir araya getirilmesi için çalışan, Hacı Bektaş Veli üzerine eserler kaleme alan ve Atatürk'ün Hacıbektaş'a gelişinin anılması için çalışmalar yapan Ali Sümer, 11 Şubat 2007'de Hakka yürüdü.
Kabri ise yıllarca hizmet ettiği Hacıbektaş'ta, Çilehane'de bulunuyor.
Ali Sümer’in adı yaşatılıyor
Ali Sümer’in adı, Hacıbektaş Belediyesi tarafından Çilehane Caddesi üzerinde bulunan ve yakın zamanda tamamı çiçeklendirilen orta refüje verilerek yaşatılıyor. Hacıbektaş’ın kültürel mirasına uzun yıllar hizmet eden, Hacı Bektaş Veli Dergâhı’nın müzeye dönüşüm sürecinde önemli görevler üstlenen Sümer’in isminin kentte yaşatılması, ilçenin tarih ve kültür belleği açısından da anlam taşıyor.
Kaynak: Gazi Üniversitesi Türk Kültürü ve Hacı Bektaş Veli Araştırma Merkezi yayını
Hacı Bektaş Veli Araştırma Dergisi, 1999/10.

















