Kültür Sanat

Cemevleri İbadet Alanı Listesinden Çıkarıldı

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın yeni imar planı düzenlemesiyle cemevlerini "ibadet alanı" yerine "sosyal ve kültürel tesis" statüsünde sınıflandırması, Alevi kurumları ve kamuoyunda büyük tepkiye yol açtı. Türkiye Alevi Federasyonu (TAF) ve uzmanlar, bu kararı Alevi inancına yönelik "sistematik bir yok sayma" olarak nitelendirdi.

Cemevleri İçin Tartışmalı Karar: "İbadethane" Değil "Kültürel Tesis" Sayıldı!

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan yeni "Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği", Alevi toplumunda büyük bir infiale yol açtı. İmar planı lejantlarında yapılan değişiklikle cemevleri, cami, kilise veya sinagog gibi "İbadet Alanı" statüsünde değil; kütüphane ve müze gibi "Sosyal ve Kültürel Tesis" kategorisinde sınıflandırıldı.

Hukuki Kararlar Yok mu Sayılıyor?

Türkiye Alevi Federasyonu (TAF) ve hukukçular, bu düzenlemenin uluslararası hukuka ve yüksek yargı kararlarına açıkça aykırı olduğunu belirtiyor. 2016 yılında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve ardından Danıştay, cemevlerinin ibadethane statüsünde olduğuna dair emsal kararlar vermişti. Yeni yönetmeliğin bu kararları görmezden gelmesi, "kurumsallaşmış bir ayrımcılık" olarak nitelendiriliyor.

Alevi Bektaşi Başkanlığı’nın "Onay" Şartı Tepki Çekti

Yönetmelikteki bir diğer kritik detay ise cemevi yapım süreçleriyle ilgili. Yeni kurala göre; bir bölgede cemevi yapılabilmesi için Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesindeki Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın talebi veya izni gerekecek.

Halktv.com.tr yazarı İsmail Pehlivan, bu durumu şu sözlerle eleştirdi:

"Bugüne kadar cemevleri, Alevi yurttaşların kendi lokmaları ve emekleriyle inşa ettikleri mabetlerdi. Şimdi ise tamamen devletin bir birimine bağlayarak, mülkiyetini ve yapım yetkisini kontrol altına alıyorlar. Bu, inancı özgür bırakmak değil, vesayet altına almaktır."

Karar Ne Tür Sonuçlar Doğuracak?

Cemevlerinin "İbadet Alanı" olarak tanınmaması, teknik bir detaydan çok daha büyük hak mahrumiyetlerine yol açıyor:

  1. Mali Yük: İbadethanelerin yararlandığı elektrik, su muafiyeti ve vergi avantajlarından cemevleri mahrum kalmaya devam edecek.

  2. Yer Tahsisi Sorunu: Belediyeler imar planlarında "ibadet alanı" olarak ayırdıkları yerlere cemevi yapamayacak, "kültürel alan" yetersizliği gerekçesiyle talepler geri çevrilebilecek.

  3. Kimliksizleştirme: Alevi inancı, kamusal alanda bir "inanç" olarak değil, folklorik bir "kültürel etkinlik" olarak tanımlanmış olacak.

Federasyondan Sert Açıklama: "İnancımızı Bürokrasiden Öğrenmeyeceğiz"

Türkiye Alevi Federasyonu, bakanlığın bu ayrımcı dilden vazgeçmesi gerektiğini vurgulayarak şu çağrıyı yaptı: "Devlet, bir yandan cemevlerini ziyaret edip 'değerimizdir' derken, diğer yandan resmi metinlerden ibadethane ibaresini siliyor. İnancımızı tarif etmek bürokrasinin haddi değildir. Cemevi ibadethanedir ve bu gerçek, yönetmeliklerle değiştirilemez."

{ "vars": { "account": "G-Y4MMVBM30E" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }