Siyasetin kaynağı, rıza üretilmesi gereken alanı emeğin toplumsal kesimleridir. Sınıflı toplumlarda egemen olan sınıf hükümranlığını sürdürmek için toplumsal rızanın önemini bilir. Bunun tersini yapan toplumdan alamadığı desteği baskı ve zorla, hukuksuzlukla almak ister. Egemen siyasetin, başarısız ve yıpranmış olanı değiştirme gücünü de yok eder. CHP’ye yönelik butlan kararı, bu durumun en yalın örneğidir.

Butlancılar, önce halk sonra ben toplumsal bakışına yabancıdırlar. Siyaset anlayışları birey olarak unvan ve maddi büyük güce sahip olma anlayışına göre şekillenir Önemli olan halkın çıkarları değildir. Haksızlığa karşı mücadele etmek yerine güçlü olanın parçası olmak butlancı taifenin ortak tutumudur.

Toplumsal sorumluluklar butlancılar için gereksiz yüktür. Önemli olan bireysel başarı ve bireysel olarak popülerliği korumaktır. Hep ön planda olmaktır. Bu nedenle toplumsal, yani kollektif aidiyetleri zayıftır. Krizler karşısında yüzeysel çözümler sunar, nalıncı keser gibi hep kendilerine yontarlar. CHP’de son yaşananlar bu durumun en açık göstergesidir.

Hukuk eliyle CHP, AKP’nin arka bahçesine çevrildi. Butlan Kemal ve taifesinin AKP’nin CHP içindeki uzantısı olduğu gerçeği kanıtlandı. Altı yıl önceki parti meclisi yetkili kılındı. Sonrasında yapılan kongreler yok sayıldı. Buna evet diyen butlanlardan biri de Yıldırım Kaya’ydı.

Yıldırım Kaya’nın olan biteni anlamaması söz konusu olamaz. Butlan hukuksuzluğunun hangi eller tarafından gerçekleştirdiğini elbette ki, bilir. Peki sadece ve sadece AKP iktidarının yararına olan sürecin neden parçası oldu? Oldu, zira onun toplumsal bir kaygısı yoktu. Tek bir kaygısı vardı, o da kendi benini güçlendirmekti. Bireysel çıkarlarını korumaktı.

Bireyci olan Yıldırım Kaya vb. butlancılar toplumsallığı yük sayarlar. Önce toplum anlayışına yabancıdırlar. Bireysel çıkarları için toplumsal düşünceye dair ne var, ne yoksa siler, atar, pazara çıkarırlar. Değerleri değersizliktir. Politik olarak omurgasızdırlar.

Yıldırım Kaya ve butlan tayfası için önemli olan bireysel ikballeridir. Bütün çabaları kariyer yapmak, makam sahibi olmaktır. Ekonomik olarak güçlenmek, zenginleşmektir. Bu nedenle siyasal olarak tutarsızdırlar. Sık, sık yön değiştirirler. Örneğin Yıldırım Kaya önce ÖDP Genel Başkan Yardımcısı olarak karşımıza çıktı. Aradığını bulamadı. Bir dönem SHP ile anıldı. Hatta, SHP’den Kırşehir Belediye Başkanı adayı oldu.

Yıldırım Kaya bireyselliği önceleyen siyaset yolculuğuna devam etti. CHP’ye geçti. Kemal Kılıçdaroğlu yanında konumlandı. Konumlanmanın ödülünü de aldı. CHP Genel Başkan Yardımcısı oldu. Ardından Ankara milletvekili olarak meclise girdi. Butlan Kemal Kılıçdaroğlu Cumhurbaşkanı seçilseydi, düşü Milli Eğitim Bakanı olmaktı, olmadı.

CHP’de değişim sonrası süreçte Yıldırım Kaya’nın politik kariyer planlaması darbe yedi. Özgür Özel’in genel başkanı olması sonrası CHP’de tutunamadı. Çözümün yolu Butlan Kemal’di. Butlan kararını dört gözle bekleyen Kemal Kılıçdaroğlu yanında konumlandı. Zira butlan kararı çıkarsa Yıldırım Kaya hem parti meclisi üyesi, daha da önemlisi Genel Başkan Yardımcısı olacaktı.

Butlancılara dönük halkın tepkisi ve öfkesi, hatta nefreti butlancı Yıldırım Kaya’nın umurunda değildi. Onun için önemli olan bireysel çıkarlarıydı. Bu nedenle butlan yönetimine yönelik toplumsal tepkiyi önemsemedi. Memleketi Kırşehir’de yaşayan emekçilerin aldatılmış olmaktan kaynaklı duygularını umursamadı.

Tarih sahnesi bir çok düzen siyasetçisini misafir etti, ediyor. Kendi çıkarları peşinde koşan, bireysel çıkarları için her tür U dönüşünü yapan siyasetçiler tarih sayfalarına kapkara puntolarla not edildiler. Dahası hep kötü anıldılar. Toplumsal değerleri sıfırlandı. Bireyselliği önceleyen yaşamları onları hiçleştirdi. Birer siyasi meftaya dönüştürdü. Butlancıların sonu da bundan farklı olmayacaktır.