Hacı Bektaş Veli Akademik Araştırmalar Ödülü’nün sahibi Prof. Dr. Bedriye Poyraz, ödülün ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda çocukluğundan akademik hayatına uzanan yaşam öyküsünü ve Alevilik üzerine çalışmalarını anlattı.
Dersim Kılköyü’nde büyüdüğünü belirten Poyraz, ailesinin yaşamında emek ve Alevi inancının önemli bir yere sahip olduğunu ifade etti. Sekiz yaşında okula başlamak için üç saatlik yolu yürüdüğünü, daha sonra İstanbul Çamlıca Kız Lisesi’nde parasız yatılı olarak eğitim gördüğünü aktardı.
Poyraz, kendi kuşağındaki birçok kişi gibi ailesinin uyarıları nedeniyle gençlik yıllarında Alevi kimliğini çevresinden gizlediğini söyledi.
Alevilik üzerine akademik çalışmaları
Alevilik üzerine akademik çalışmalarına 2000’li yıllarda başladığını belirten Poyraz, ilk araştırmasının Hacı Bektaş Veli törenleri üzerinden devletin Alevi toplumuyla ilişkisini ele aldığını ifade etti.
Kendi inancını bilimsel bir araştırmanın konusu haline getirmenin başlangıçta kendisi için zor olduğunu belirten Poyraz, çalışmaya çekinerek başladığını ancak Alevi örgütlülüğü ve mücadelesi sayesinde bu süreci aşabildiğini kaydetti.
İlk çalışmasının uluslararası bir İngilizce dergide yayımlandığını belirten Poyraz, akademik hayatı boyunca Alevilik üzerine çalışmalarını sürdürdüğünü ve dünyanın farklı ülkelerinde Alevilik ile Alevi toplumunu anlattığını aktardı.
Çalışmalarını sürdürürken bazı akademisyenlerden konuyu bırakması yönünde uyarılar aldığını da paylaşan Poyraz, buna rağmen Ankara Üniversitesi’nde araştırmalarına devam ettiğini belirtti.
“Kadın, Dersimli ve Alevi olarak ayrımcılığa uğradım”
Poyraz, paylaşımında kendi yaşamındaki ayrımcılık deneyimlerine de yer verdi. Kadın, Dersimli ve Alevi olarak hayatın farklı alanlarında ayrımcılığa uğradığını ifade eden Poyraz, buna rağmen sevdiği işi yapmaya ve inandığı bir konu üzerine çalışmaya devam ettiğini söyledi.
Alevilik çalışmalarını, annesinin, babasının ve yalnızca Alevi oldukları için ağır bedeller ödeyen insanların yaralarının iyileşeceğine duyduğu inançla sürdürdüğünü belirtti.
İnanç ve ibadet hakkı vurgusu
Paylaşımının son bölümünde Alevilerin inanç ve ibadet hakkına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Poyraz, devletin Alevi inancını ve ibadethanelerini kabul etmediğini savundu.
Zorunlu din derslerini de eleştiren Poyraz, bu dersler aracılığıyla çocuklara Sünni inancın dayatıldığını ileri sürdü. Alevi toplumunun demokratik bir ülke için mücadele ettiğini ve bu süreçte ağır bedeller ödediğini belirten Poyraz, toplumun tercihini demokrasiden yana kullandığını ifade etti.
Poyraz, Alevilerin inanç ve ibadet hakkı konusunda toplumdan “samimi destek, empati ve duygudaşlık” beklediklerini vurguladı.
Deniz Göktaş’ın bir esprisine atıfta bulunan Poyraz, “Yalnızca seçim zamanlarında aklınıza gelen bir topluluk olmak istemiyoruz” dedi.
Paylaşımını farklılıkların birbirinin yaralarına merhem olması dileğiyle tamamlayan Poyraz, kendisini ödüle değer görenlere ve ödülün verilmesinde emeği geçenlere teşekkür etti.
Prof. Dr. Bedriye Poyraz’a verilen Hacı Bektaş Veli Akademik Araştırmalar Ödülü, 63. Ulusal ve 37. Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri kapsamında takdim edildi.






