Örgütlü Hacıbektaş mücadelesi sürüyor!

Serceşme’nin tarihsel önemi özel bir açıklama gerektirmiyor. Onu farklı kılan Anadolu Aleviliğinin görünür yüzü olmasıdır. Bilgi ve kültürle yoğrulmuş, zihinlere gürül, gürül akan çeşmenin başıdır. Yarın yanağından gayrı herşeyin paylaşıldığı Anadolu Aleviliğinin inanç merkezidir.

Serçeşme düzenin, egemen Sünni inancının ötekileştirici, kıyıcı yaklaşımına inat kabesi insan olanların diyarıdır. Yarın yanağından gayrı her şeyin paylaşıldığı, eşitlik ve kardeşliğin egemen olduğu Hacıbektaş Veli felsefesinin ilmik, ilmik örüldüğü yerdir.

Egemenler her daim Serçeşme’yi insan odaklı kimliğinden arındırmak için çaba göstermişlerdir. Son dönemde Alevi inancını, Anadolu Aleviliğini İslam içi olarak kodlamak, Diyanet İşleri Başkanlığı içinde eritmek için AKP iktidarı özel bir çaba gösteriyor. Bu uğursuz çabanın temel hedefi Alevi inancını yozlaştırmak, dahası makbul aleviciliği egemen kılmaktır. Bu hedef doğrultusunda atılan son adım Alevi görünümlü Horasan Erenleri Dernekleri Federasyonu aracıyla açılan Hacıbektaş Külliyesi’dir.

Yıllardır Kültür Bakanlığı, adı Alevi, özü Sünni olan örgütler eliyle Hacıbektaş anma etkinliklerinin içini boşaltmak için “alternatif” etkinlikler örgütlüyor. Ancak bu türden uğursuz girişimlere rağmen Hacıbektaş halkı, Serçeşmeyi inanç merkezi olarak gören milyonlarca Alevi emekçisi alternatif etkinliklere katılmıyor. Dahası, bu tür girişimler alevi emekçilerinin tepkisini büyütüyor.

Serçeşme’ye müdahale pervasızlığının bir nedeni de, 12 Eylül sonrası hem ülkeyi, hem Hacıbektaş’ı kuşatan apolitizmdir. Apolotizm, duyarsızlığı, duyarsızlık çürümeyi besliyor. Asimilasyon saldırıları artarak sürüyor. Bu da Hacıbektaş’ı tarihsel kimliğinden soyundurmaya çalışan çağımızın Hızır pazarlarına cesaret veriyor.

Alevi inancına yönelik saldırılara, saldırıların yarattığı zorluklara rağmen Serçeşme de akıntının tersine yüzen, Pir Sultanlar var. Bu onurlu duruşun sahibi pirsultanlar, yarin yanağından gayrı her şeyin paylaşıldığı dünya inancını yüreğinde taşıyanlar, geleceği temsil ediyorlar.

Pir Sultanlar toplumsal çıkarları, bireysel çıkarlarının önüne koyuyorlar. Hacıbektaş’ın ortak sorunlarına ortak çözüm bulmak için çaba gösteriyorlar. En önemlisi de, Hacıbektaş Halk Platformu’nu güçlendirmek için mücadele ediyorlar.

Huzurevi’nin boşaltılmasına karşı mücadele edenler onlardı. Hacıbektaş Halk Kültür Sanat ve Dayanışma Derneği bu mücadele içinde mayalayanlar, kuranlar onlardı. Hacıbektaş Anma etkinliklerini güçlendirmek için çaba gösterenler onlardı. Anma etkinlikleri sırasında derneğin kapısını ardına kadar emekçilere açanlar onlardı.

Hacıbektaş Halk Kültür Sanat ve Dayanışma Derneği, kuruluşunun üzerinden henüz bir yıl geçmedi. Buna rağmen anma etkinliklerinin tarihsel anlamına uygun olarak gerçekleştirilmesi için çaba gösterdi. Anma Komitesi’nde yer aldı. Anma etkinlikleri programıyla ilgili olarak her aşamada görüş ve önerilerini dile getirdi.

Hacıbektaş’ı anma etkinlikleri boyunca dernek binası, kolektif yaşamın ve paylaşımcılığın hâkim olduğu bir mekân oldu. İşler ve çalışmalar kolektif bir ruhla, ortak çabayla yürütüldü.

Buz kırıldı, yol açıldı. Örgütlü Hacıbektaş yolunu aydınlatan Hacıbektaş Halk Platformu var. Hacıbektaş Halk Kültür Sanat ve Dayanışma Derneği var. Her bir Hacıbektaşlı bu onur yürüyüşüne omuz vermeli, örgütlü Hacıbektaş hedefine ulaşmak için çaba göstermelidir.