Belli ki dağların denizlerin
Ve göllerin üzerinden
Sıyrılıp gelmektedir Seher
Belli ki yakındır
Belli ki yakındır doğayı
Ve hayatı sarsacak saat
Ahmet Telli
Ahmet Telli ölümsüzler kervanına katıldı. Unutulmazlar sahnesinde yerini aldı. Toplumsallıkla örülüydü şiirleri! Ahmet Telli’nin şiirleri emekçilerin ve yoksulların sorunlarıyla yoğrulmuştu. Aynı zamanda şiirleri sorunların çözümü için emekçilere yapılmış dayanışma, birlik ve mücadele çağrısıydı.
Ahmet Telli yüreğinin kovuğunda yaşamayı reddetmişti. Onun için esas olan toplumsal çıkarlardı. Yaşam felsefesi biz duygusuyla örülüydü. Şiirlerinde işçiler, emekçiler, köylüler vardı. Zira onun yüzü hep ezilenlere dönüktü. Şiirleri ezilenlerin acıları, umutlarıyla örülüydü.
Ezilenler, yoldaşları, onun ilacıydı. Vefalıydı. Hasta bile olsa arkadaşlarını yoldaşlarını ziyaret ederdi. Sadece arkadaşlarını, yoldaşlarını değil, bu ülkeyi karşılıksız severdi.
Toplusal düşünmenin bedeli vardı. Ahmet Telli bedel ödemekten kaçmadı. Yazılarından dolayı tutuklandı. Ezilenleri savunan düşüncelerinden ötürü çok sevdiği öğretmenlikten atıldı. 12 Eylül sonrası kurulan askeri mahkemelerde idamla yargılandı.
Ahmet Telli’nin düşüncesi ve tabi ki düşüncesinin ifadesi olan şiirleri emeğin kurtuluşuyla örülüydü. Şiirleri ezilenlere verilmiş armağandı. Ahmet Telli’nin kavgası emeğin kurtuluş kavgasıydı.
Ahmet Telli umutsuzluğa karşı bayrak açtı. En kötü koşullarda bile “Azaldığımıza bakmayın, azlıktan çok çıkar…” deme cesaretini gösterdi. Nasıl birlik içinde mücadele edilmesi gerektiğini şiir diliyle anlattı.
Ahmet Telli ekmek ve gelecek mücadelesini son nefesine kadar sürdürdü. Ona göre gerçek özgürlük; emeğin sömürülmemesiydi. Gerçek özgürlük düşüncenin suç olmaktan çıkarılmasıydı. Gerçek özgürlük emekçilerin korkularından sıyrılmasıydı. Gerçek özgürlük sömürüsüz ve savaşsız bir dünyanın kurulmasıydı.
Ahmet Telli’nin şiiri yalnızca dünü ve bugünü anlatmaz; uğruna mücadele edilen yarınları da anlatır. Ahmet Telli her daim ezilenlerin dünyasında yaşamaya devam edecektir.
Ahmet Telli şiirlerinin maden ocağında, bir tekstil atölyesinde, bir metal fabrikasında, öğrenci kampüslerinde, lise sıralarında , bir emekçi kadın yürüyüşünde, bir grev alanında okunsun diye yazdı. Şiirlerini ezilenler tarafından dillendirilmesi için üretti. Üretimi olan şiirle emeğin kurtuluş mücadelesinden beslendi. Bu nedenle Ahmet Telli’yi, şiirlerini okumak, hayatın farklı alanlarına taşımak her emekçinin görevidir.
Halkın, ezilenlerin şairleri ölmezler. Emeğin toplumsal kesimlerinin kalbinde, zihninde yaşarlar. Halkın dilinde ve mücadelesinde hatırlandıkları sürece yaşarlar. Ahmet Telli de, şiirleri de, emeğin özgürlük mücadelesi sürdükçe yaşamaya devam edecektir.
