Kamu Personeli Danışma Kurulu (KPDK) toplandı. Toplantıda kamu emekçilerinin özlük hakları tartışılmadı. İnsanca yaşamaya yeten ücret talebi es geçildi. Grev toplu sözleşme hakkı yok sayıldı.
Toplantıda sendika üye sayıları ve sendikalara yönelik baraj saldırısı öne çıktı. Memur-Sen ve Türkiye Kamu-Sen sendikal barajın yüzde 5’e çıkarılmasını önerdi. Baraj önerisiyle AKP iktidarının güdümünde olmayan var olan sendikal düzenden bağımsız, mücadele eden sendikaların barajda boğulması önerildi.
Baraj önerisi kamu emekçilerinin iradesini yok etmeye dönük bir adımdır. Nicelik olarak büyümeyi AKP iktidarına borçlu olan Memur-Sen ve yaklaşık otuz yıldır önü açık tutulan Kamu-Sen’in talebidir.
AKP iktidarı destek vermediği koşullarda bu konfederasyonların ayakta kalması mümkün değildir. Memur-Sen hormonlu büyümesini AKP iktidarına borçludur. Türk Kamu Sen’de güdümlü sendika olarak rolünü oynuyor.
AKP iktidarının güdümünde olmayan fiili ve meşru mücadele de öne çıkan sendikalar kamu emekçilerinin umudu olmayı sürdürüyor. Geleceği temsil eden sendikalar da baraj yoluyla boğulmak isteniyor.
Memur-Sen ve Türkiye Kamu-Sen uzun süredir üye sayıları az olan, AKP iktidarının güdümünde olmayı reddeden, bu neden üyelerini bile etkileyen n sendikaları tehdit olarak görüyor. Bu sendikaları yüzde 5 baraj oyunuyla etkisiz hale getirmek istiyor. Memur-Sen ve Kamu-Sen’in talepleri doğrultusunda 2022 ve 2024’te de sendikaların üye sayılarına göre toplu sözleşme süreçlerindeki konumları değiştirildi. Devlet tarafından yapılan ödemeler mücadeleci sendikaların aleyhine değiştirildi. Sıra fiili meşru mücadele çizgisindeki sendikaların önüne baraj engeli koymaya geldi.
Memur-Sen, Kamu-Sen ikilisi emekçilerinin grevli toplu sözleşmeli sendika talebini duymuyor. Grevli, toplu sözleşmeli sendika talebini sözde de olsa dillendirmiyor. Kamu emekçilerinin ekonomik, sosyal ve özlük haklarını savunmuyor. Dahası, “zayıf, güçsüz ve parçalı”, “büyük, güçlü, kurumsal ve ilkeli sendikacılık” yalanları eşliğinde nitelik olarak güçlü ilkeli Öğretmenler Sendikası vb. mücadeleci sendikaları nefessiz bırakmak, kamu emekçilerinin hak ve gelecek mücadelesini boğmak istiyor.
Memur-Sen ve Kamu-Sen, kamu emekçilerinin üye olabileceği tek seçenek olmak istiyorlar. Binlerce üyeye sahip oldular. Masada yetkililer. Ama bu onlara yetmiyor. Kamu emekçileri kendilerine mahkum etmeyi hedefliyorlar. Aidat gelirlerini artırmanın peşinde koşuyorlar.
Barajı yüzde beşe çekmek istemelerinin bir diğer nedeni de, Memur-Sen ve Türk Kamu-Sen’in, KESK ve Birleşik Kamu İş’in olan bitenden haberdar olmasını engellemektir. Zira işbirlikçi konumlarını kamu emekçilerinin duymasından, gerçeklerin ortalığa saçılmasından korkuyorlar.
Memur-Sen ve Türk Kamu-Sen, hem güçlü bir şekilde toplu sözleşmeli, grevli sendika hakkını savunmuyor. Hem de kamu emekçilerinin iradesini tümüyle gasp etmek istiyor. Hedefleri kendileri için dikensiz gül bahçesi yaratmaktır. Zira kamu emekçilerinin fiili meşru mücadele yürüten sendikalara yönelmesinden kaygılanıyorlar.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile büyük konfederasyonların gündeme getirdiği yüzde 5 sendikal barajı, kamu emekçilerinin örgütlenme özgürlüğünü kısıtlayan ve üye sayısı az olan bağımsız kamu sendikalarını mali olarak devre dışı bırakmayı amaçlıyor. Zira yüzde 5 baraj getirilirse, yüzde 5 barajını aşamayan sendikalar aidat alamayacaklar. Bu durumda, barajın altında kalan sendikalar mali olarak çöküşleri kaçınılmaz hale gelir. Dahası tüm bu anti demokratik önerilerin anayasaya aykırı olduğunu biliyorlar. Hatta, Anayasa Mahkemesinin daha önce aldığı kararlara aykırı uygulamalar olduğunu bildikleri halde pervasızca dayatıyorlar.
Kamu emekçileri devlet güdümlü sendikalar için gündeme getirilen yüzde beş barajını reddetmelidir. Yüzde beş barajdan nemalanacak olan sendikalardan istifa etmelidirler. Fiili meşru mücadele zemininde boy veren bağımsız sendikalarda örgütlenmeli, bulundukları iş kolunda fiili meşru mücadele ruhuyla hareket eden sendika yoksa bir an önce kurmalıdırlar.
