AKP’nin öne çıkan isimlerinden biri olan Fatma Betül Sayan Kaya borsadan devasa paralar kazandı. 8 Nisan’da 255 liradan Özata hisselerinden 250 bin adet satın aldı. Sadece beş ay sonra Eylül ayına geldiğinde bu hisseleri 4 bin 482 liradan sattı. Hisselere 63 milyon 359 bin lira yatırdı. Dört ay sonra 1 milyar 344 milyon liraya sattı. Yani 1 Milyar 289 bin 641 TL kar etti.Fon yolsuzluğu sadece Fatma Betül Sayan Kaya’dan ibaret değildir. Yolsuzluk AKP’yi ur gibi sarmıştır. Yıllardır Allahtan korkulmasını, kuldan utanılması gerektiğini vaaz eden AKP yöneticileri, işi mecliste ‘utanmıyoruz’ söylemlerine vardırmışlardır.

Halka insanlıktan bahseden AKP kadroları fon yolsuzluğu ile anılır hale gelmişlerdir. Halka sabır diyen, helal kazanç, dürüstlükten, adaletten bahsedenler, fonlar sayesinde devasa paralar kazanmışlardır. Fatma Betül Sayan dışında da isimlerin de elde ettikleri kazançlar yazılı ve görsel medyada yer bulmaktadır. Halka ahirette cennet vaat edenler borsanın tüm nimetlerinden, servetinden ve lüksünden yararlanmışlardır.

Halkın dini duygularını diline dolayanlar, şükürcülüğü toplumsallaştıran Fatma Betül Sayan Kaya vb. AKP’liler dünyalıklarını, daha doğrusu özel mülklerini büyütmek için borsada mesai yapmışlardır. Ucuza aldıkları hisseleri, yüksek karlarla satmışlardır.

Allah, peygamber ve Kur’an söyleminde ortaklaşanlar, fonlardan devasa karlar elde etmişlerdir. Büyük parasal güce sahip olmuşlardır. Emekçilere fukaralığı kutsal bir imtihan olarak yutturanlar, fonlara yaptıkları yatırımlarla milyarlar kazanmışlardır.

Fondan nemalananlar insanlığa ait olan değerleri vicdanı, merhameti kapitalist ticari birer metaya dönüştürmüşlerdir. Kutsal dedikleri ne varsa piyasalaştırmış, daha fazla kazanmanın dayanağına çevirmişlerdir. Halkın dini inançlarını bireysel zenginleşmenin aracı olarak kullanmışlardır.

Bu fon zenginleri kapitalizmin öz çocuklarıdır. Kutsal değerleri ve siyasal alanı kullanarak kendilerine alan açanlardır. Toplumun adalet duygusunu felç edenlerdir. Kapitalist sömürü çarkını din örtüsüyle döndürenlerdir. Fon yolsuzluğu ile ortaya çıkan çürümeyi bile ahlak muhafızlığı kılıfıyla örtmek isteyenlerdir. Halka dindarlık dersi verenlerdir. Halkın parasıyla sefa sürenlerdir. El koydukları milyarlar ortadayken, halen çıkıp topluma edep dersi verenlerdir.

Düzen siyasetçileri çürüyor, bir yandan da, toplumu çürütmek için tüm hünerlerini sergiliyorlar. Bunun için dini inanç ve milliyetçiliği kullanmada sınır tanımıyor, geniş kitlelerin elini kolunu bağlayan birer kelepçeye dönüştürüyorlar. Gücü elinde tutanlar dini her kapıyı açan bir maymuncuk gibi kullanıyorlar.

Fatma Betül Sayan Kayalar sürekli dürüstlükten, kanaatkar olmaktan, fedakarlıktan bahsettiler. Halkı azla yetinmeye çağırdılar. Sıra kendi hayatlarına ve iştahlarına geldiğinde hiçbir sınır tanımadılar. Bu yaklaşım halka yapılan en büyük kötülüklerden biridir.

Dini inanç ve milliyetçilik, yapılan her haksızlığın üzerini örten kullanışlı bir kalkan yapıldığı sürece, dürüstçe yaşamanın ve alın teriyle ayakta kalmak ham hayaldir. Adalet duygusu sakatlanmıştır. Halk haksızlık ve geleceksizliğin kıskacındadır.

Fonlardan nemalanmanın kaynağı karşılığı ödenmemiş emek hırsızlığı sayesinde ayakta kalan kapitalizmdir. Zira kapitalizm de, etik değerlerin önemi yoktur. Çok kazanmak için kullanılan her yol mubahtır. Kapitalistler için insanın ayrılmaz parçası olan her değer pazara sürülür. Erdem, duygu, kanaat, bilgi ve bilinç gibi değerler alınıp satıldığı oranda değerlidir.

Kapitalistlerin dünyasında daha çok kazanmak için “her yol mubah” sayılır. Etik değerlerin hiç bir önemi yoktur. Bireysel zenginlik yaşamlarının temel amacıdır. Çok ve çabuk kazanmak için her kılığa girerler.

Fon soygunu, kapitalizmin soyguncu ekonomi sisteminin küçük bir kısmıdır. Zira, asıl hırsızlık ve yolsuzluğun, çürümüşlüğün, kokuşmuşluğun kaynağı kapitalizmdir. Sorunun kalıcı çözümünün yolu kapitalizmden kurtulmaktır.