Bütün dünyada işçiler, emekçiler, öğrenciler eşitsizliğin kaynağı kapitalizme karşı isyanı büyütüyorlar. Fransa, İtalya, İspanya, Belçika, Arnavutluk, Yunanistan, Kolombiya, Meksika, Tunus, Hindistan, Pakistan’da ezilenler haklarına ve geleceklerine sahip çıkıyor, eşitliğin ve kardeşliğin türkülerini söylüyorlar.
Dalga, dalga büyüyen eylemlerin nedenlerinden biri barınma sorunudur. Bir diğer neden eğitim ve sağlık hakkının piyasanın insafına bırakılmasıdır. Artan yaşam maliyetleridir. En temel hak olan temiz su ve besin ihtiyacın karşılanmamasıdır. Bir milyar insanın yatağa aç ve susuz sokan kapitalizmdir.
Dünya da emekçiler sadece ekonomik talepler için değil, demokratik ve siyasal talepler içinde mücadele ediyorlar. Adil seçim hakkı için, baskının, şiddetin ve göz altıların sonlanması, örgütlenme ve ifade hakkının eksiksiz tanınması için de mücadeleyi büyütüyorlar.
İşçi ve emekçiler düşük ücret dayatmasının, güvencesiz çalışmanın, çalışmada esnekliğin, işsizliğin, yüksek emeklilik yaşı dayatmasının son bulmasını istiyorlar. İşçi ve emekçiler öz emekleri ile oluşturulan bütçelerin sermayeye peşkeş çekilmesini reddediyorlar. Sağlığa, eğitime, sosyal desteğe ayrılan payın artmasını talep ediyorlar
Patronlar için dünyayı dikensiz gül bahçesi! İşçiler, emekçiler, ezilenler için dünya cehennem! İşçiler ve emekçilere daha uzun çalışma saatleri, daha fazla güvencesizlik, daha fazla vergi, daha düşük ücretler, kölelik koşullarında çalışma ve yaşamayı dayatıyorlar. Barınma, sağlık, eğitim hakkını buduyor, toprakları ranta açıyorlar. Bu nedenle halklar eylemler yapmak zorunda kalıyorlar.
İşçiler, emekçiler, geleceksizliğe mahkum edilen gençler, öğrenciler, halklar dünya zenginliklerini yaratan ezilenler, dünyayı yağmalayan, insanlığı kırıma uğratan emperyalistlere geçit vermemek için sokakları fethediyorlar. Fransa’dan, Kolombiya’dan, Hindistan’dan ayrı ayrı yükselen işçilerin öğrencilerin, halkların çığlığı bütün dünya işçilerinin emeklerinin emperyalistlerin savaş bütçelerine değil, işçi sınıfı ve emekçilerin ekonomik ve sosyal taleplerinin karşılanması için harcanmasını istiyorlar. İşçiler ve emekçiler, halklara dayatılan açlık, susuzluk, evsizlik, doğa talanını kabul etmiyorlar.
İşçilerin ve emekçilerin yarattığı dünya zenginlikleri işçi ve emekçilere, ezilenlere aittir. Zenginlikleri yaratan işçi ve emekçiler , vergileriyle oluşturulan bütçelerin emperyalist savaşlar için harcanmasına izin vermeyecekler. Son eylemler bu durumun en açık göstergesidir.
Günün görevi emperyalist haksız savaşları reddetmek, bedelini ödememektir. İşçilerin kölece çalışma koşullarına mahkum edilmesine, halkları açlığa yoksulluğa sürüklenmesine karşı mücadeleyi büyütmektir.
Fransa’dan Hindistan’a yükselen eylemler haklı eylemler, talepler haklı taleplerdir. Bu savaş dünyayı yıkıma sürükleyen emperyalist burjuvazi ile dünya halkları işçiler ve emekçiler arasındadır. Dünya halklarının çıkarı ortaktır. Dünya ezilen halkları kulübelerinde açken artık kapitalistlerin saraylarda rahat yaşaması mümkün değildir.
